Yusuf Sezek

“Uzun İnce Bir Yolda…”

“Benim doğduğum köylerde kuzey rüzgârları eserdi” diyor ya şair; benim doğduğum yerde de kuzey rüzgârları eserdi. Çocukluğumda yaşadığım sert kışlar bugünkü şartlarda olsaydı, hatırladığım ilk şey ellerimin ne çok üşüdüğü değil de ne çok eğlendiğimiz olabilirdi. Ne yazık ki hayatta iki iyilik bir arada olmuyor. Yine de çocukluğum benim hayatımın en müstesna evresi olarak yerini koruyor.

Ortaokuldan sonra öğretmen okulu sonra öğretmenlik yıllarım beni hep gurbette kalmaya mahkûm etti. Onun için hep “Gurbet içimde bir ok” tur. Türkiye’nin birçok ilinde ilçesinde ve köyünde öğretmenlik yıllarım geçti. Yine de benim hayatımda parantez içine aldığım yıllar, yurt dışında yaptığım öğretmenlik yıllarımdı. İsviçre’de yaşadığım acı tatlı dört yıl, bana ömrümün kırk yılından daha büyük bir tecrübe kazandırdı.

Ben öğretmenliği isteyerek seçmedim ancak bu güzel meslek beni eğitim konusunda yüksek bir tecrübeyle donattı. Ne yazık ki bu tecrübeyi eğitime katkı yolunda kullanmayı başaracak fırsatım olmadı. Mütevazılığı anlayamayan bir toplumda, “ben” merkezli cahiliyet galebe çalarken ve liyakat yerlerde sürünürken, biz hayat yolumuzu çizmek için ne kadar gayret etsek de sonunda kaderin çizgisinden çıkamıyoruz. Mücadele kolay değil. Herkes gibi ben de çoğu zaman pes edip, bahanelerin arkasına saklandım.

Her şeye rağmen çok renkli bir hayat yaşadım. Bizim nesil kadar hayatın bütün renklerini özünde toplayan adeta bir gökkuşağı içinde yaşayan başka bir nesil var mıdır bilmiyorum.

Neler yaşamadık ki; neredeyse bütün darbeler ve o darbelere karşı mücadeleleri, yoksulluklar ve o yoksulluklar içinde gizlenen zengin tecrübeleri, yardımlaşma ve paylaşmaları, acıları ve o acıların arasında sıkışmış tatlı anları, sefaları ve cefaları, ayrışmaları ve birleşmeleri, kavgaları ve dostlukları, her şeyi…

Buna rağmen hayattan ümidimizi kesmedik. “Hayatın sillesi”ni yedik, “hayatın cilvesi” diye kendimizi teselli ettik.

Bütün gayretim çekip gittikten sonra, geride kalanların, “iyi insandı” diye içinden geçireceği biri olmak. Çocuklarıma bırakacağım en güzel miras bu olsa gerek.

İnsan hayattan kopmadan önce hatırlanacak güzel şeyler bırakmak istiyor. Zaman zaman gönlümden geçenleri yazarak dostlarla paylaşmak istedim. Olur ya, belki birinin gönlünü ısıtırım…

Haydi, Vira Bismillah! …

Bizimle İletişim kurabilirsiniz

← Geri

Yanıtınız için teşekkür ederiz. ✨