Farklı Bir 19 Mayıs Hikâyesi

Tarihi İstanbul Erkek Lisesi’nin duvarlarında 03:30 da durmuş saatleri görürsünüz. 110 yıldır duran saatler. Bu saatler sizi zamanın durduğu bir mekâna taşır. Tarihin hiçbir devrinde, hiçbir ülkede böyle bir dramatik hadise yaşanmamıştır.

Bir yazar, ömrü boyunca, sadece Çanakkale Savaşlarıyla ilgili hikâyeler yazmaya kalksa, ne kadarını yazabilir ki?

İnsanların karşılaşacağı her türlü hâl yaşanmış burada. Kahramanlık, fedakârlık, yardımlaşma, dostluk, düşmanlık, acı, zulüm, açlık, susuzluk, ölüm, kalım… Savaşlarda olacak ve olmayacak her şey. “Şu boğaz harbi nedir, var mı ki dünyada eşi?” diyor ya şair. Eşi yok…

 Kanlısırt’ta Kınalı Kuzular

O toprakların her karışında bir hatıra yatar. Mesela, Kanlısırt… Adıyla da birçok şeyi anlatıyor aslında.

Yer; Kabatepe, 1915 yılının 18 mayısı 19 mayısa bağlayan gece, saat 03:30 yani zamanın durduğu saat…

Plan hazır; Toplu bir hücuma kalkılacak ve yamaçlarda tutunan Anzaklar ani bir baskınla denize dökülecek.

Ne yazık ki bu plandan haberdar olan düşman kuvvetleri pusuda beklemektedir.

Süngü takıp vatan marşıyla hücuma kalkan kınalı kuzular pusuya düşer. Koca bir tümen asker ağır silahlar ve makineli ateşiyle taranır. O daracık bölgede üzerlerine yağmur gibi kurşun yağar. Her askere ortalama 95 kurşun isabet eder.

6000’den fazla yaralı, 3420 şehidimiz vardır. Bunların birçoğu 2. Tümende bulunan 15-16 yaşlarında lise öğrencileridir. İstanbul Erkek Lisesi o yıl mezun veremediği 50 öğrenciyi Çanakkale’de vatanına kurban vermiştir. Onlar için zaman 03.30 da durmuştur artık.

Bu dünyada bir nesneye
Yanar içim göynür özüm
Yiğit iken ölenlere
Gök ekini biçmiş gibi

(Yunus Emre)

Bu saatler işte o acı geceyi işaret eder.

Haber okuldaki öğrencileri üzüntüye boğar. İstanbul Erkek Lisesi o günlerde hastane olarak kullanılmaktadır. Okulun sarı renkli kapı ve pencereleri siyaha boyanır. Sarı-siyah renkler o günden sonra İstanbul Erkek Lisesi’nin sembol renkleri olur.

Çanakkale Zaferi’nden sonra okulda yoklama yapılırken şehitlerin adları okunur. Öğrenciler hep bir ağızdan:
“Şehit!… Cennet-i Âlâda!” diye bağırırlar.

Bu olay, gönüllerde büyük bir üzüntü bırakır ancak alabileceği en yüksek payeyi almıştır İstanbul Erkek Lisesi.

İstanbul Erkek Liseli Olmak

İstanbul Erkek Lisesi, namı diğer İEL öğrencilerinin kıyafetleri siyahtır. Hazırlık sınıfları hariç. Hazırlık sınıflarının sarı gömlekleri, gri pantolonları (kızların gri etekleri) vardır.

Hazırlık sınıfları her yıl 18 mayısta Çanakkale’ye gider, 19 Mayıs gecesi saat 03:30 da ağabeylerinin şehit olduğu Kanlısırt’ta bir anma töreni yapar ve rozet takarlar. O günden sonra hazırlık sınıfları siyah kıyafetlerini giyerek İstanbul Erkek Liseli olurlar. Bu gelenek yıllardır süregelen güzel bir vefa örneğidir.


Mezunlarını Çanakkale Sırtlarında Bırakan Okullar

İstanbul Erkek Lisesi‘nin hikâyesinin benzerleri aşağıda isimleri yazılı okulların hepsinde yaşandı. Her biri ayrı bir destan yazdı. Bizler onların sayesinde bu topraklarda hür ve bağımsız yaşıyoruz.

Galatasaray Lisesi, 1915 yılında 18, 1916’da 4 ve 1917’de 5 öğrencisini mezun edebildi.

Vefa Lisesi ve Çapa Erkek Öğretmen Okulu da bu yıllarda Çanakkale Savaşı’na katılan ve şehit düşen öğrencileri nedeniyle mezun veremedi.

Balıkesir Lisesi, 1916-1917 öğretim yılında Çanakkale Savaşları’nda 94 şehit verdi.

Balıkesir Erkek Muallim Mektebi, 1914-1918 yılları arasında sadece 2 mezun verebildi.

Babaları Balkan Savaşı’nda şehit düşen ve Edirne Lisesi’nden Balıkesir Lisesi’ne yatılı olarak nakledilen 25 izci öğrencinin tamamı gönüllü olarak savaşa katıldı ve Çanakkale’de şehit oldu.

Kabataş Erkek Lisesi, mezunlarını Çanakkale sırtlarında bıraktı.

Anadolu’nun birçok vilayeti; Adana, Ankara, Aydın, Bursa, Çanakkale, Edirne, Erzurum, İzmir, Kastamonu, Kayseri, Konya, Sivas, Trabzon ve Yozgat Liseleri mezunlarını Çanakkale cephelerinde vatana armağan etti.

Geleceğin vatansever aydınları Darülfünun (üniversite) öğrencilerinin büyük bir bölümü Çanakkale savaşlarında şehit oldu. Ruhları şad olsun.

Biz Çanakkale’de düşmana geçit vermedik lakin bedeli ağır oldu.

İstiklalimizi kazandık ama istikbalimizi kaybettik.

Gönülleri vatan aşkı ve imanla dolu bu güzel yüzlü kahramanları, yüreğimize sokulmuş bir hançer acısıyla hatırlıyor, rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhları şad olsun.

Yusuf Sezek

Bir yanıt yazın

YUSUF SEZEK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin