Anneme Veda

Şiiri yukarıdaki videodan dinleyebilirsiniz

Teröristlerce şehit edilen genç öğretmenin hazin vedası…

90’lı yıllar…
Öğretmen camiasından her gün bir yıldız kayıyor.

Anneme Veda

–Terör kurbanı şehit öğretmenlerin aziz hatırasına–

Elini öpüp ayrıldığım gün, 
Anne!
Yüreğimi sende bıraktım…
Sende bıraktım, çorak tarlayı,
Çavdar ekmeğini, yağsız ayranı,
Ekmeğine katık ettiğin Kuru soğanı…
Dualarını aldım da geldim,
Hasret sancısını sende bıraktım.

Şimdi bu garip köyde, senden uzakta;
Sılamdan, evimden, obamdan ayrı,
Gül yüzünden, bal sözünden ayrı
Nasıl yaşayacaktım?

 Okulum…
Okulum virane yapı.
Camları kırık, sıvası dökük,
Kim bilir kaç yıldır kapısı örtük…
Ve çocuklar…
Mahzun gülüşler, solgun yüzler,
Umutsuzluk denizinde
Yakamozlar gibi
Parlayan gözler.

Yanık bir türküyle tutuşur dilim,
Yanık bir türküyle sızlar yüreğim!

Hani her elde bir kalem,
Her gönülde bir ümit olacaktım.
Gecenin karanlığına inat
Bir yıldız gibi parlayacaktım.
 Geceler…
Bahtım gibi kara geceler.
Geceler soluk soluk korkuyu,
Geceler kurşun kurşun dehşeti,
Geceler çığlık çığlık vahşeti
Heceler…

 Yine öyle bir gece…
Bir rüya gördüm, acı bir rüya…
Seni gördüm anne!…
Gözlerinde nemli, donuk bir bakış
Ne acı bakıştı anne, o bakış…

Bir an gözlerinde gördüm kendimi,
Önce tomurcuklandı yaşlar,
-Ne olur ağlama anne-
Sonra süzüldü yanağından,
Bir yıldız gibi kaydı
Ve toprağa düştü!…

Yaşlı gözlerinden silindi resmim
Toprağa düşen o damla bendim
O gece senin gönlüne düştü demek
Benim tarifsiz acım.
Evimin kapısı çalındı birden
Kan ter içinde uyandım!
“Kim o?” diyemeden kırıldı kapım!
Bir anda dipçikler indi beynime,
Sürüklendim, tekmelendim, hırpalandım!…
Köy meydanında yakılmış
Ateşin yanına
Bir çuval gibi atıldım!
Anladım ki rüyamı
Hayra yoramayacaktım.

 Meydana birikmiş bir yığın
İnsan mı korkuluk mu belirsiz
Başlardan oluşmuş geniş bir halka…
Ümitsizce baktım etrafa…
Kimsesizdim,
Kimden medet umacaktım?

Önce zafer naraları
Hep bir ağızdan:
“Sonuna Kadar Savaş!…”
“Özgürlük!”
“İnsan Hakları!…”
Benden istediler bütün bunları


Sonra çirkin sesiyle haykırdı biri:
“Suçlu ayağa kalk!”
Dizlerimin üstüne doğrulabildim,
Demek bu savaşın suçlusu bendim!…
Silah sesleriydi duyduğum son ses!…
Bir güvercin uçtu can kafesimden
Kanat çırptı ufkun sonsuzluğuna
Ak tüyler uçuştu gökyüzünde!
Bir zeytin dalı düştü toprağa.
Sonra karardı bir anda her yer
Sessiz ve koyu bir karanlık…
Ve benden uçtu, bendeki varlık…

Ateşin yanına yıkılan bendim,
Yaşlı gözlerinden dökülen bendim!…
 Hani mumdum?…
Hani karanlıkları aydınlatacaktım?
Hani bir kara gözlü körpe yavrunun
Gönlüne güzellikler dolduracaktım?
Hani her elde bir kalem,
Her gönülde bir ümit olacaktım.
Gecenin karanlığına inat
Bir yıldız gibi parlayacaktım.
Hani anne,
İlk maaşımdan sana
Elbise alacaktım!…

…………
………….
Yusuf Sezek

Bir Cevap Yazın

Yusuf Sezek sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin